bursabitkisel.com/upload/images/sigla agaci.jpg" style="width: 220px; height: 220px; border-width: 2px; border-style: solid; margin: 10px; float: left; " />
Sığla Ağacı
Latince Adı: Liquidambar
SIĞLA AĞACI(Liquidambar)
Sığla ağacı, Altingiaceae familyasından günümüzde sadece Anadolu, Amerika ve Çin'de doğal olarak yayılış gösteren Liquidambar cinsine ait türlerin ortak adıdır.25-40 m'ye kadar boylanan yaprak döken kalın dallı ve geniş tepeli bir ağaçtır. İlk bakışta çınara benzer. Yaşlandıkça, kabuğu koyulaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır. Elips
loplu yapraklar sürgünlere sarmal dizilmiştir.Çiçekler küçüktür. Çiçek kurulu 1-2 cm çapında olup küre şeklinde çok sayıda çiçek kümesini bulundurur.
Meyve 2-6 cm çapında çok sayıda kapsülden oluşur ve içerisinde çok miktarda tohum bulunur. Gövdesinden
çıkarılan balzam kozmetik ve eczacılıkta kullanılır. Gövdesinden çıkarılan bu balzam kapsül halinde bitkisel besin takviyesi olarak da kullanılmaktadır.
Türkiye'de doğal olarak bulunan Anadolu sığla ağacı, özellikle Marmaris çevresi,Fethiye, Köyceğiz ve Dalaman Çayı dolaylarında endemik olarak bulunur. Isparta ve Burdur arasında da dar bir yayılışı bulunmaktadır. Türkiye'de iki alt türü bulunmaktadır. Bu bölgelerde eskiden ormanlar oluşturan ağaçlar, günümüzde küçük korular halinde bulunmaktadır.
SIĞLA YAĞI
Sığala yağı iyi bir antiseptiktir. Eczacılıkta, parfümeride ve ayrıca buhur olarak kilise vb. yerlerde kullanılır. Kuru
yongaları çeşitli ayinlerinde tütsü olarak kullanıldığından ağaca 'günlük ağacı' denir.Ağacın kabuğunun
yaralanmasıyla, özünden elde edilen bir çeşit balsam olan 'Sığla yağı'özellikle parfüm sanayinde kullanılan önemli
bir hammaddedir. Ağacın önemi, elde edilen bu yağdan kaynaklanmaktadır.
Eskiden Türkiye'de 20 ton dolaylarında sığla yağı elde edilirken, günümüzde ormanların azalmasıyla yılda ancak 3-
4 ton sığla yağı elde edilebilmektedir. Yağa, yurtiçinden ve yurtdışından yoğun talep olmakla berbaber, yeterli
miktarda üretim olmadığı için bu talep karşılanamamaktadır. 2000'li yıllarla birlikte artık parfümeri sanayinde
sentetik fiksatörler kullanıldığından eskiden olan talepler azalmış ve sığla yağı üretimi 1 tona kadar düşmüştür.
Geçmişte Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın 'aşk iksiri' ve parfüm olarak kullandığı sığala yağı, Hipokrat döneminden beri
ilaç olarak da kullanılmıştır. Eski Mısırlılar sığala yağını mumyalama işlemleri sırasında da kullanmışlardır. Batmış
Fenike gemilerinden çıkarılan içi sığala yağı dolu amforalar geçmişte sığla yağının Akdeniz ticaretinde önemli bir
yer tuttuğunu göstermektedirler.
Sığla yağı elde etmek için bahar aylarında ağacın gövdesine çizikler çizilir. Temmuz ayından itibaren gövde
üzerinde biriken salgı ve kabuklar özel bıçaklar ile kazınarak toplanır. Bu salgı ve kabuklar sıcak su ile
kaynatıldıktan sonra özel preslerde sıkılarak sığala yağı elde edilir.
MUHTEVASI:
Sığla yağının bileşiminde kokusunu veren sinnamik asit, uçucu yağlar ve reçine bulunur.
Yağ, antiseptik özelliğe sahiptir. Parazitlere karşı etkilir. Ciltte yumuşatıcı, rahatlatıcı, iltihap giderici ve yara iyi edici
etkileri bulunmaktadır. Halk tarafından özellikle mide rahatsızlıklarında ve yaraların iyileştirilmesinde
kullanılmaktadır. Aynı zamanda temizleyici ve ter kokularını giderici olarak da kullanılır.
KULLANIMI:
Bu yağ, parfümeride sabitleyici (fiksatör) olarak kullanılmaktadır. Yani parfüm içersindeki güzel kokuların
uçmamasını sağlar. Bu nedenle sığla yağı parfüm sanayinde önemli bir hammaddedir. Bunun yanı sıra sığla yağıyla
yapılan sabunlar cilt yumuşatıcı etkiye ve güzel kokuya sahiptir.